Bazen bir ev sadece ev değildir. Bazen insan bir terasa çıkar, manzaraya bakar ve “Ben burada yaşarım” der. Yalıkavak’ta gördüğümüz o villa bizim için tam olarak böyle bir his yarattı.
Yaklaşık iki yıldır Bodrum’da bir yaşam kurma fikri aklımızdaydı. Ama açıkçası bu süreç hep biraz hayal gibi kalıyordu. İstanbul’un temposu, iş hayatı, trafik, kalabalık derken sürekli erteliyorduk. Yaz aylarında kısa kısa Bodrum’a gelip dönüyor, her dönüşte aynı şeyi söylüyorduk:
“Bir gün burada yaşayacağız.”
Özellikle Yalıkavak tarafını seviyorduk. Çünkü Bodrum’un diğer bölgelerine göre daha farklı bir enerjisi vardı. Hem hareketli hem sakin olabiliyordu. Sabah sahilde yürüyüş yapıp akşam marinada oturabiliyorsunuz ama birkaç sokak yukarı çıktığınızda tamamen sessiz bir hayat başlıyor.
Bir gece internette ilanlara bakarken Turnkey Bodrum sitesinde bir villa gördük. Normalde çok fazla ilana bakıyorduk ama bu ilanda farklı bir şey vardı. Fotoğraflar fazla “yapay” değildi. Evin gerçekten yaşanmış hissi vardı. Özellikle terastaki gün batımı fotoğrafı bizi çok etkiledi.
Eşim bana dönüp sadece şunu söyledi:
“Galiba aradığımız ev bu olabilir.”
Ertesi gün iletişime geçtik. Açıkçası klasik bir emlak görüşmesi bekliyorduk ama süreç düşündüğümüz gibi ilerlemedi. İlk konuşmada bize kaç odalı ev istediğimizden önce nasıl bir yaşam aradığımız soruldu. Bu detay bile güven verdi.
Çünkü biz aslında sadece villa aramıyorduk.
Biraz nefes almak istiyorduk.
Biraz sakinlik.
Biraz deniz sesi.
Biraz da kendimize ait bir hayat…
Villayı görmeye Yalıkavak’a geldiğimiz gün hâlâ aklımızda. Evin bulunduğu sokak sessizdi. Bahçedeki zeytin ağacı, hafif esen rüzgâr ve uzaktan görünen deniz… Terasa çıktığımızda birkaç dakika kimse konuşmadı.
Gerçekten çok tuhaf bir histi.
İnsan bazen bir yere ilk defa gelir ama yabancılık çekmez ya… Tam olarak öyleydi.
Bizi en çok etkileyen şeylerden biri de süreç boyunca hiçbir baskı hissetmememiz oldu. Tapu detaylarından bölgedeki yatırım değerine kadar her konu sakin sakin anlatıldı. Hatta evin artıları kadar eksileri de açık şekilde konuşuldu. Bu şeffaf yaklaşım açıkçası karar vermemizi kolaylaştırdı.
Şimdi yaklaşık bir yıldır Yalıkavak’tayız. Sabah kahvemizi denize karşı içiyoruz. Akşamları bazen marinaya iniyoruz bazen sadece evde gün batımını izliyoruz. İstanbul’daki o sürekli yetişme hissi burada yok.
Ve dönüp baktığımızda şunu fark ediyoruz:
Biz aslında bir villa satın almadık.
Hayatımızın ritmini değiştirdik.
Bugün Bodrum’da ev arayan arkadaşlarımız olduğunda ilk önerdiğimiz şey şu oluyor:
İlanlara değil, sizi gerçekten anlayan insanlara güvenin.
Çünkü doğru villa bazen metrekareyle değil, hissettirdiği duyguyla seçiliyor.
Eğer siz de Yalıkavak’ta sadece bir ev değil, gerçekten kendinizi ait hissedeceğiniz bir yaşam arıyorsanız Turnkey Bodrum’un özel villa portföylerini inceleyebilirsiniz. Bölgeyi yaşayan ve gerçekten bilen bir ekiple ilerlemek tüm süreci çok daha özel hale getiriyor.